* Benzersiz bir karakteriniz olsun ve bunu ortaya koyun. Örneğin, sinirli bir yapınız varsa ve bunu rol yapmadan ve istikrarlı bir şekilde sürdürebilirseniz, öğrencilerin saygısını kazanabilir ve kendinize özgü tarzınızla farklı ve popüler bir hoca olabilirsiniz. Tabii baskın bir yönünüzü ortaya çıkarırken -ki bu espritüellik de olabilir- kendiniz gibi olmanız çok önemli, başkasını taklit etmeyin. Ve unutmayın, anahtar sözcük: "Tatlı sert". Popüler ve karizmatik bir hoca olmak için hem sevilen, hem de korkulan bir kişi olmanız lazım.
* Sınıfta değişik yöntemler deneyin. Kuru kuru ders anlatmak yerine, öğrencilerin fikirlerine de yer verin, onlara müzik dinletin, gerektiğinde film izletin, yaratıcılığınızı zorlayın.
* Esnek olun, öğrencilerinizi mutlaka dinleyin, onları ciddiye alın ama kontrolü de asla elden bırakmayın.
* Güzel giyinin. Öğrenciler genelde farkında olmasalar da hocaların kıafetlerine dikkat ederler. Şık ve kendinize özgü bir tarzınız olsun.
* İşinizden zevk alın ve bunu öğrencilere de hissettirmeye çalışın. Siz birşeyler anlatırken zevk alırsanız, onlar da dinlemekten zevk alacaklardır.
* Kendimi sevdireceğim diye bol keseden not dağıtmayın ama notları verirken de mümkün olduğu kadar adil davranmaya çalışın.
* Okulu ve diğer hocaları sakın öğrencilerle bir olup çekiştirmeyin. Öğrencilerinizle arkadaş gibi olun ama fazla samimiyete gerek yok. Kolay gelsin!
22 Eylül 2008 Pazartesi
16 Eylül 2008 Salı
Anneliğin ilk ayını kolay bir şekilde geçirmeyi nasıl başarırım?
* Öncelikle, kendinizden ve bebeğinizden "mükemmel" bir performans beklemeyin. Siz ona alışmaya çalışırken o da bütün dünyaya alışmaya çalışıyor, unutmayın.
* Herşeyi kontrol altında tutumak için, bütün materyalleri elinizin altında bulundurun. Çocuk bezi, ıslak mendil, battaniye, bebek yağı, oyuncaklar, vs. neleri en fazla kullanıyorsanız...
* Yardım istemekten çekinmeyin. Kayınvalideniz ve hatta annenizle bile anlaşamıyor olabilirsiniz ama özellikle ilk 1 ay onların yardımına muhtaç kalmanız kesinlikle ihtimaller dahilinde.
* Bebeğiniz uyurken siz de uyumaya çalışın. Böylece o uyanıp ağladığında siz de biraz olsun gücünüzü toplamış olursunuz.
* Kendinizi melankolik, depresif, yorgun hissedebilirsiniz bu dönemde. Bu tür duygulara karşı hazırlıklı olun, şikayetleriniz devam ederse bir doktora danışmaktan kaçınmayın.
* Özellikle ilk zamanları atlattıktan sonra, kendinize ve sosyal hayatınıza vakit ayırmayı ihmal etmeyin.
* Bebeğiniz sürekli ağlıyorsa, suçu sakın kendinizde aramayın. Bebekler ilk zamanlar ağlar, bazıları daha çok ağlar. Unutmayın, o daha bir bebek, sabredin...
* Gerisini içgüdülerinize bırakın.
* Herşeyi kontrol altında tutumak için, bütün materyalleri elinizin altında bulundurun. Çocuk bezi, ıslak mendil, battaniye, bebek yağı, oyuncaklar, vs. neleri en fazla kullanıyorsanız...
* Yardım istemekten çekinmeyin. Kayınvalideniz ve hatta annenizle bile anlaşamıyor olabilirsiniz ama özellikle ilk 1 ay onların yardımına muhtaç kalmanız kesinlikle ihtimaller dahilinde.
* Bebeğiniz uyurken siz de uyumaya çalışın. Böylece o uyanıp ağladığında siz de biraz olsun gücünüzü toplamış olursunuz.
* Kendinizi melankolik, depresif, yorgun hissedebilirsiniz bu dönemde. Bu tür duygulara karşı hazırlıklı olun, şikayetleriniz devam ederse bir doktora danışmaktan kaçınmayın.
* Özellikle ilk zamanları atlattıktan sonra, kendinize ve sosyal hayatınıza vakit ayırmayı ihmal etmeyin.
* Bebeğiniz sürekli ağlıyorsa, suçu sakın kendinizde aramayın. Bebekler ilk zamanlar ağlar, bazıları daha çok ağlar. Unutmayın, o daha bir bebek, sabredin...
* Gerisini içgüdülerinize bırakın.
22 Ağustos 2008 Cuma
Makyajsız Her Daim Genç ve Güzel Görünmeyi Nasıl Başarırım?
Özellikle terleten yaz günlerinde insanın güzelleşmek için ekstra uğraşası gelmiyor. Zaten makyaj yapsanız da yüzünüzde kalmıyor. İşte, makyajsız da hoş ve formda görünmenin basit yolları:
* Her sabah mutlaka duş alın. Temiz saçlar ve parlayan bir cilt, hep iyi görünmenizi sağlayacaktır. Bu arada, sinüzit gibi bir probleminiz yoksa, saçlarınızı fazla kurutmadan kendi haline bırakın.
* Cildinize nemlendiricinizi sürmeden dışarı çıkmayın, tabii nemlendiren bol faktörlü bir güneş kremi çok daha iyi olur.
* Cildinizin sivilcesiz olması ve temiz görünmesi için iyi bir jel ya da sabunla sabah akşam yıkayın. Cilt tipinize göre ürün almak için, bir uzmana danışmayı da ihmal etmeyin. Haftada bir peeling yapmanız veya evde hazırlayacağınız basit maskeleri uygulamanız da cildinizi ve bakışlarınızı canlandıracaktır. Yüzünüzde sivilce çıkarsa sakın patlatmayın, kapatıcı kullanın.
* Çok şık giyinmeseniz de, kıyafetlerinize özen gösterin. Renkleri ve modelleri size yakışan giysileri tercih edin.
* Dudaklarınız için dudak nemlendiricilerinden kullanın. Dişlerinizi günde 3 kere fırçalayın. Elleriniz kremli, tırnaklarınız temiz olsun.
* Doğal ama bakımlı görünün. Bunun için düzenli ve sağlıklı beslenmeyi ve bol su içmeyi de unutmayın!
* Her sabah mutlaka duş alın. Temiz saçlar ve parlayan bir cilt, hep iyi görünmenizi sağlayacaktır. Bu arada, sinüzit gibi bir probleminiz yoksa, saçlarınızı fazla kurutmadan kendi haline bırakın.
* Cildinize nemlendiricinizi sürmeden dışarı çıkmayın, tabii nemlendiren bol faktörlü bir güneş kremi çok daha iyi olur.
* Cildinizin sivilcesiz olması ve temiz görünmesi için iyi bir jel ya da sabunla sabah akşam yıkayın. Cilt tipinize göre ürün almak için, bir uzmana danışmayı da ihmal etmeyin. Haftada bir peeling yapmanız veya evde hazırlayacağınız basit maskeleri uygulamanız da cildinizi ve bakışlarınızı canlandıracaktır. Yüzünüzde sivilce çıkarsa sakın patlatmayın, kapatıcı kullanın.
* Çok şık giyinmeseniz de, kıyafetlerinize özen gösterin. Renkleri ve modelleri size yakışan giysileri tercih edin.
* Dudaklarınız için dudak nemlendiricilerinden kullanın. Dişlerinizi günde 3 kere fırçalayın. Elleriniz kremli, tırnaklarınız temiz olsun.
* Doğal ama bakımlı görünün. Bunun için düzenli ve sağlıklı beslenmeyi ve bol su içmeyi de unutmayın!
19 Ağustos 2008 Salı
Ailemden uzakta olduğum bir ortamda hasret çekme duygusuyla nasıl başedebilirim?
Evinizden çok uzaklarda, belki eğitiminiz için başka bir şehirde, hatta başka bir ülkedesiniz. Peki, içinizdeki yalnızlık duygusundan nasıl kurtulursunuz? İşte bazı yöntemler:
* Bütün gün evde oturup kendinizi dinlemek yerine ufak bir geziye çıkın. Bu, haftasonu için bir "yürüyüş" grubuna katılmak ya da kendi kendinize yakın bir yerlere seyahat etmek şeklinde olabilir. Eğer yakınlarda bir akrabanız veya eski bir arkadaşınız oturuyorsa onu ziyaret etmek de size iyi gelecektir.
* Meşgul olun. Birşeylerle meşgul olmak yalnızlık ve özlem duygularıyla başetmenin en kolay yoludur. Temizlik yapın, evin dekorasyonunu değiştirin, işiniz ya da okulunuzla ilgili yapılması gerekenlerin listesini çıkarın.
* Uzakta bulunan, özlediğiniz yakınlarınızı arayın ya da onlara uzun bir e-mail yazın. İçinizi dökmek size kendinizi iyi hissettirecek, hasret duygunuzu biraz olsun azaltacaktır. Tabii telefonda ağlamaklı bir ses tonuyla konuşmamaya özen gösterin.
* Kendinize acıyıp bütün günü evde ağlayarak geçirmeyin. Birşeyler yapın; film izleyin, banyo yapın, uyuyun ve içinizdeki yalnızlık duygusunun geçmesini bekleyin. Emin bir süre sonra, siz başka şeylere odaklandığınızda geçecektir.
* Belki saçma gelecek ama, karnınız açsa doyurun. Karnınız aç olduğu için kendinizi daha güçsüz ve duygusal hissediyor olabilirsiniz.
* Şunu unutmayın, ailenizden ilk kez uzun süreli ayrıldıysanız, sözkonusu yalnızlık ve hasret duygularını hissetmeniz çok normal. Ancak bu duygular ilk birkaç gün daha yoğun yaşanır. Biraz sabreder ve pozitif düşünürseniz, üstesinden gelirsiniz.
* Bütün gün evde oturup kendinizi dinlemek yerine ufak bir geziye çıkın. Bu, haftasonu için bir "yürüyüş" grubuna katılmak ya da kendi kendinize yakın bir yerlere seyahat etmek şeklinde olabilir. Eğer yakınlarda bir akrabanız veya eski bir arkadaşınız oturuyorsa onu ziyaret etmek de size iyi gelecektir.
* Meşgul olun. Birşeylerle meşgul olmak yalnızlık ve özlem duygularıyla başetmenin en kolay yoludur. Temizlik yapın, evin dekorasyonunu değiştirin, işiniz ya da okulunuzla ilgili yapılması gerekenlerin listesini çıkarın.
* Uzakta bulunan, özlediğiniz yakınlarınızı arayın ya da onlara uzun bir e-mail yazın. İçinizi dökmek size kendinizi iyi hissettirecek, hasret duygunuzu biraz olsun azaltacaktır. Tabii telefonda ağlamaklı bir ses tonuyla konuşmamaya özen gösterin.
* Kendinize acıyıp bütün günü evde ağlayarak geçirmeyin. Birşeyler yapın; film izleyin, banyo yapın, uyuyun ve içinizdeki yalnızlık duygusunun geçmesini bekleyin. Emin bir süre sonra, siz başka şeylere odaklandığınızda geçecektir.
* Belki saçma gelecek ama, karnınız açsa doyurun. Karnınız aç olduğu için kendinizi daha güçsüz ve duygusal hissediyor olabilirsiniz.
* Şunu unutmayın, ailenizden ilk kez uzun süreli ayrıldıysanız, sözkonusu yalnızlık ve hasret duygularını hissetmeniz çok normal. Ancak bu duygular ilk birkaç gün daha yoğun yaşanır. Biraz sabreder ve pozitif düşünürseniz, üstesinden gelirsiniz.
4 Ağustos 2008 Pazartesi
Eşimi Sigarayı Bırakması Gerektiği Konusunda Nasıl İkna Ederim?
Öncelikle, bu kesinlikle zor bir süreç. İkna sürecinde sabırlı davranmanız şart çünkü bazı kişiler, bağımlı olduklarını bile kabul etmiyorlar. İlk etapta onlara farklı yöntemlerden sözetmenize de gerek yok çünkü ilk ve en önemli adım aslında karar vermek ve kafada bitirmek. Sonrasında herkes kendine uygun yardımcı bir yöntem bulabilir.
* Eşinizi karşınıza alın ve onun sağlığı konusunda ne kadar endişelendiğinizi ona anlatın. Ona gerekçeler sunun, bir takım verilerden bahsederek sigaranın ne kadar zararlı olduğunu kısaca anlatın, fakat fazla baskıcı olmamaya özen gösterin çünkü ters tepebilir. Burada amaç, kişinin zaten bildiği şeyleri ona bir kez daha anlatarak bu kötü alışkanlığını sorgulaması için ona bir fırsat yaratmak ve kanına girmektir.
* Eşiniz bu konuda yardıma ihtiyaç duyuyorsa onu destekleyeceğinizi belirtin. Belki onu başka şeylerle meşgul ederek veya sigara içilen ortamlardan uzak kalmasını sağlayarak birşeyler yapabilirsiniz ama bırakma kararını zorla değil, isteyerek vermesi şart.
* Eğer bağımlı olmadığını iddia ediyorsa ona deyin ki; " Seni defalarca sigara içerken gördüm, en güzel zamanları ya da önemli anları sigaradan ayrı kalamadığın için yarıda bıraktın, içemediğin zaman aklın sigarada ve çoğu zaman onun yüzünden öksürüklere boğulduğuna da tanık oldum. Kabul etmesen de sen bir bağımlısın ve aslında buna teslim olmayacak kadar da güçlü bir insansın." Evet, çok üstüne gitmeden ve sert olmadan eşinize bu hatırlatmaları yapıp onu kendisiyle başbaşa bırakabilirsiniz:)
* Sigara içen kişiye, etrafındakilerin, özellikle çocuğu varsa çocuğunun da pasif içici konumunda bulunduğunu hatırlatmak da etkili bir yöntemdir. Ona, her yıl binlerce insanın pasif içicilikten hayatını kaybettiğini söyleyin. Tabii işin ekonomik boyutu da cabası. Ufak bir hesap yaparak eşinize, sigarayı bırakarak ne kadar çok tasarruf yapabileceğini hatırlatmak da işe yarayacaktır, emin olun.
* Eşinizle konuşurken şefkat ve dürüstlükle karışık bir tarz belirleyin; baskıcı olmayın, ilk başta çok az da olsa suçluluk duygusu hissetmesini sağlayın. Bunun dışında onun, sigara içilmeyen alanlarda ve sigara kullanmayan kişilerle daha fazla vakit geçirmesini sağlayın. Ayrıca eşinize canının en çok ne zaman sigara istediğini sorun, o zamanları birlikte farklı aktivitelerle geçirmeye çalışın. Ona karşı eleştirel bir tutum takınmayın; sadece sigarayı bıraktığında çok daha iyi uyanacağını, kendini çok daha sağlıklı hissedeceğini, yiyeceklerin tadını çok daha iyi alacağını hatırlatın.
* Allen Carr'ın "Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu" adlı kitabını eşinize hediye edin ve bir an önce okumasını sağlayın, kolay gelsin:)
* Eşinizi karşınıza alın ve onun sağlığı konusunda ne kadar endişelendiğinizi ona anlatın. Ona gerekçeler sunun, bir takım verilerden bahsederek sigaranın ne kadar zararlı olduğunu kısaca anlatın, fakat fazla baskıcı olmamaya özen gösterin çünkü ters tepebilir. Burada amaç, kişinin zaten bildiği şeyleri ona bir kez daha anlatarak bu kötü alışkanlığını sorgulaması için ona bir fırsat yaratmak ve kanına girmektir.
* Eşiniz bu konuda yardıma ihtiyaç duyuyorsa onu destekleyeceğinizi belirtin. Belki onu başka şeylerle meşgul ederek veya sigara içilen ortamlardan uzak kalmasını sağlayarak birşeyler yapabilirsiniz ama bırakma kararını zorla değil, isteyerek vermesi şart.
* Eğer bağımlı olmadığını iddia ediyorsa ona deyin ki; " Seni defalarca sigara içerken gördüm, en güzel zamanları ya da önemli anları sigaradan ayrı kalamadığın için yarıda bıraktın, içemediğin zaman aklın sigarada ve çoğu zaman onun yüzünden öksürüklere boğulduğuna da tanık oldum. Kabul etmesen de sen bir bağımlısın ve aslında buna teslim olmayacak kadar da güçlü bir insansın." Evet, çok üstüne gitmeden ve sert olmadan eşinize bu hatırlatmaları yapıp onu kendisiyle başbaşa bırakabilirsiniz:)
* Sigara içen kişiye, etrafındakilerin, özellikle çocuğu varsa çocuğunun da pasif içici konumunda bulunduğunu hatırlatmak da etkili bir yöntemdir. Ona, her yıl binlerce insanın pasif içicilikten hayatını kaybettiğini söyleyin. Tabii işin ekonomik boyutu da cabası. Ufak bir hesap yaparak eşinize, sigarayı bırakarak ne kadar çok tasarruf yapabileceğini hatırlatmak da işe yarayacaktır, emin olun.
* Eşinizle konuşurken şefkat ve dürüstlükle karışık bir tarz belirleyin; baskıcı olmayın, ilk başta çok az da olsa suçluluk duygusu hissetmesini sağlayın. Bunun dışında onun, sigara içilmeyen alanlarda ve sigara kullanmayan kişilerle daha fazla vakit geçirmesini sağlayın. Ayrıca eşinize canının en çok ne zaman sigara istediğini sorun, o zamanları birlikte farklı aktivitelerle geçirmeye çalışın. Ona karşı eleştirel bir tutum takınmayın; sadece sigarayı bıraktığında çok daha iyi uyanacağını, kendini çok daha sağlıklı hissedeceğini, yiyeceklerin tadını çok daha iyi alacağını hatırlatın.
* Allen Carr'ın "Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu" adlı kitabını eşinize hediye edin ve bir an önce okumasını sağlayın, kolay gelsin:)
1 Ağustos 2008 Cuma
Tatilde internetten uzak durmayı nasıl başarırım?
* Öncelikle, şunu aklınızda bulundurun; internet eskiden yoktu. Tıpkı sigarayı bırakırken sigara içmediğiniz zamanları hatırlamanız gibi, internetsiz günlerinizi ve o günlerde neler yaptığınızı hatırlayarak internet bağımlılığınızdan da en azından bir süreliğine kurtulabilirsiniz.
* Tatilinizde iyi vakit geçirmeye çalışın. Yeni insanlarla tanışın. Bunu, ruhunuzu ve beyninizi dinlendirmeniz gereken bir süreç olarak görün ve laptop'ınızı kesinlikle yanınızda götürmeyin.
* Kendinize değişik outdoor aktiviteleri yaratın. Rafting'e gidin, sörf yapın, yüzün, sabah yürüyüşlerine çıkın ve bütün yıl bilgisayar başında oturduğunuz saatlerin acısını biraz olsun çıkarın.
* Kendinizi güneşe ve denize bırakın. İlla birşeyler yazmak istiyorsanız, kendinize bir not defteri alın, oraya tatil izlenimlerinizi yazın ya da bir günlük tutun.
* Eğer chat yapmak hayatınızın vazgeçilmez bir parçasıysa, bu tatil, alışkanlığınızdan kurtulmanız için iyi bir fırsat. Kendinizi daha çok sohbet etmek için zorlayın, yanınızda ailenizden ya da arkadaşlarınızdan birileri varsa bu, çok daha kolay olacaktır. Tek başınaysanız da, karşılaştığınız insanlarla iki çift laf etmeye çalışın.
* Offline olmanın tadını çıkarın. Düşünün, size her gelen mesaja cevap vermek zorunda değilsiniz. Tazelenin ve bilgisayar ve iş hayatına dair hiçbir şey düşünmeyin.
* Tatilde boş vaktiniz olduğu anlarda da kitap okuyabilir veya elinize kağıt kalem alıp önümüzdeki aylar için hayatınızla ilgili planlar yapabilirsiniz.
* Son olarak, tatiliniz ne kadar sıkıcı olursa olsun, internetsiz yaşama alışmak için çaba sarfedin. İyi tatiller!
* Tatilinizde iyi vakit geçirmeye çalışın. Yeni insanlarla tanışın. Bunu, ruhunuzu ve beyninizi dinlendirmeniz gereken bir süreç olarak görün ve laptop'ınızı kesinlikle yanınızda götürmeyin.
* Kendinize değişik outdoor aktiviteleri yaratın. Rafting'e gidin, sörf yapın, yüzün, sabah yürüyüşlerine çıkın ve bütün yıl bilgisayar başında oturduğunuz saatlerin acısını biraz olsun çıkarın.
* Kendinizi güneşe ve denize bırakın. İlla birşeyler yazmak istiyorsanız, kendinize bir not defteri alın, oraya tatil izlenimlerinizi yazın ya da bir günlük tutun.
* Eğer chat yapmak hayatınızın vazgeçilmez bir parçasıysa, bu tatil, alışkanlığınızdan kurtulmanız için iyi bir fırsat. Kendinizi daha çok sohbet etmek için zorlayın, yanınızda ailenizden ya da arkadaşlarınızdan birileri varsa bu, çok daha kolay olacaktır. Tek başınaysanız da, karşılaştığınız insanlarla iki çift laf etmeye çalışın.
* Offline olmanın tadını çıkarın. Düşünün, size her gelen mesaja cevap vermek zorunda değilsiniz. Tazelenin ve bilgisayar ve iş hayatına dair hiçbir şey düşünmeyin.
* Tatilde boş vaktiniz olduğu anlarda da kitap okuyabilir veya elinize kağıt kalem alıp önümüzdeki aylar için hayatınızla ilgili planlar yapabilirsiniz.
* Son olarak, tatiliniz ne kadar sıkıcı olursa olsun, internetsiz yaşama alışmak için çaba sarfedin. İyi tatiller!
31 Temmuz 2008 Perşembe
Nasıl Daha Sabırlı Bir İnsan Olurum?
Söz konusu sabırsızlık zaman zaman tahammülsüzlük, hoşgörüsüzlük şeklinde, zaman zaman da tez canlılık olarak ortaya çıkabilir. İşte öneriler:
* Öncelikle ne gibi durumlarda sabrınızın tükendiğini tespit edin. Örneğin, pek çok işi birarada yapmaya çalıştığınız zamanlarda kontrolü kaybediyorsanız, işlerinizi sıraya koymaya ve teker teker halletmeye çalışın.
* Aynı şekilde; sizi gergin, sinirli ve stresli duruma sokan insan davranışlarını ve insanları da bir düşünün ve bu kişi ve durumları bir kağıda yazın. Unutmayın, üstesinden gelmenin ilk yolu kabul etmektir. Daha sonra, bu insanlardan uzak durmaya çalışarak ilk adımı atabilirsiniz.
* Sabırsızlık ve tahammülsüzlük duygularının üzerinizde yarattığı hastalık durumundan kurtulmaya çalışın. Beyninizdeki şalter atmadan önce, yavaş yavaş sinirlenip dayanamama aşamasına geldiğinizde, derin derin nefes almaya başlayın. Bu, her zaman işe yarar. Derin nefes alın, nefesinizi birkaç saniye tuttuktan sonra 10'a kadar sayarak yavaş yavaş verirken nefesinize konsantre olun. Bunu alışkanlık haline getirirseniz kesinlikle işe yarayacaktır. Gevşemeyi mutlaka öğrenmelisiniz.
* Kendiniz ve yaşamınız üzerinde farklı modeller deneyin. Ne demek istiyorum? Yani, eğer özel hayatınızda örneğin size thammülsüzlük yaşatan bir durum varsa, problemin derinine inin. Belki söz konusu problemden tamamen kurtulursanız stres ve gerginlik de yaşamazsınız.
* Olayları akışına bırakmaya çalışın. Tabii bunu da söylemesi kolay ama uzun vadede işe yarayacak bir bakış açısıdır. Olayların gidişatını değiştiremeyeceğinize göre, birşeyleri kontrol altına almaya çalışmak yerine, kendinizi bırakın, bir nevi "ne olacaksa olsun" moduna girin ve zamana güvenin. Bu yöntemi uyguladıkça geliştireceksiniz.
* Kendinize sürekli olarak, sizi şu an strese sokan şeyin bir hafta ya da bir yıl sonra hiçbir önemi olmayacağını hatırlatın.
* Daha sabırlı olmanın bir yolu da, sadece durmak ve izlemektir. Etrafınızdaki olayları hiçbir yorum, eleştiri veya müdahalede bulunmadan sadece izleyin. Bu, sizin bir süre sonra daha rahat bir insan olmanızı sağlayacaktır.
* Herhangi bir şeyin olmasını beklerken daha sabırlı olmak istiyorsanız, kafanızı konu dışında başka birşeye takmaya çalışın. Asla sadece beklemeyin. Bulmaca çözün, telefonla birini arayın, bir dergiye göztın ya da başka bir konuya odaklanmaya çalışın.
* Ve son öneri, sabır katsayınızı geliştirmek için meditasyon ya da yogaya başlayın. Devamlı yaptığınız takdirde kesinlikle işe yarayacak.
* Öncelikle ne gibi durumlarda sabrınızın tükendiğini tespit edin. Örneğin, pek çok işi birarada yapmaya çalıştığınız zamanlarda kontrolü kaybediyorsanız, işlerinizi sıraya koymaya ve teker teker halletmeye çalışın.
* Aynı şekilde; sizi gergin, sinirli ve stresli duruma sokan insan davranışlarını ve insanları da bir düşünün ve bu kişi ve durumları bir kağıda yazın. Unutmayın, üstesinden gelmenin ilk yolu kabul etmektir. Daha sonra, bu insanlardan uzak durmaya çalışarak ilk adımı atabilirsiniz.
* Sabırsızlık ve tahammülsüzlük duygularının üzerinizde yarattığı hastalık durumundan kurtulmaya çalışın. Beyninizdeki şalter atmadan önce, yavaş yavaş sinirlenip dayanamama aşamasına geldiğinizde, derin derin nefes almaya başlayın. Bu, her zaman işe yarar. Derin nefes alın, nefesinizi birkaç saniye tuttuktan sonra 10'a kadar sayarak yavaş yavaş verirken nefesinize konsantre olun. Bunu alışkanlık haline getirirseniz kesinlikle işe yarayacaktır. Gevşemeyi mutlaka öğrenmelisiniz.
* Kendiniz ve yaşamınız üzerinde farklı modeller deneyin. Ne demek istiyorum? Yani, eğer özel hayatınızda örneğin size thammülsüzlük yaşatan bir durum varsa, problemin derinine inin. Belki söz konusu problemden tamamen kurtulursanız stres ve gerginlik de yaşamazsınız.
* Olayları akışına bırakmaya çalışın. Tabii bunu da söylemesi kolay ama uzun vadede işe yarayacak bir bakış açısıdır. Olayların gidişatını değiştiremeyeceğinize göre, birşeyleri kontrol altına almaya çalışmak yerine, kendinizi bırakın, bir nevi "ne olacaksa olsun" moduna girin ve zamana güvenin. Bu yöntemi uyguladıkça geliştireceksiniz.
* Kendinize sürekli olarak, sizi şu an strese sokan şeyin bir hafta ya da bir yıl sonra hiçbir önemi olmayacağını hatırlatın.
* Daha sabırlı olmanın bir yolu da, sadece durmak ve izlemektir. Etrafınızdaki olayları hiçbir yorum, eleştiri veya müdahalede bulunmadan sadece izleyin. Bu, sizin bir süre sonra daha rahat bir insan olmanızı sağlayacaktır.
* Herhangi bir şeyin olmasını beklerken daha sabırlı olmak istiyorsanız, kafanızı konu dışında başka birşeye takmaya çalışın. Asla sadece beklemeyin. Bulmaca çözün, telefonla birini arayın, bir dergiye göztın ya da başka bir konuya odaklanmaya çalışın.
* Ve son öneri, sabır katsayınızı geliştirmek için meditasyon ya da yogaya başlayın. Devamlı yaptığınız takdirde kesinlikle işe yarayacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
